Loading...

Geleceğin merkeziyetsiz işlerinde uzaktan çalışanlar...

Kendini, “uzaktan çalışma kültürü küratörü” olarak tanımlayan, Türkiye’nin ilk uzaktan çalışma uzmanlarından, aynı anda iki girişiminde ve ABD’li bir şirkete uzaktan çalışan Mine Dedekoca ezberinizi bozabilir. Pandemiyle birlikte tüm dünyanın gündemine giren uzaktan ve esnek çalışmanın ana akım olarak iş hayatına hâkim olacağını savunuyor Mine Dedekoca... Yapay zekâyla otomasyon ve küresel istihdam olanaklarıyla birlikte uzaktan çalışmanın yaratacağı yeni iş kültürünün ofisleri tarihe karıştıracağını söylüyor... Üretimde robotlaşma ve ticaretin küreselleşmesinin ardından şimdi de, "bir merkezi olmayan" şirketlerde uzaktan çalışmanın “yeteneği” özgürleştireceğini, bundan hem insanlığın hem şirketlerin hem de çalışanların kazançlı çıkacağına inanıyor... Mine Dedekoca ile geleceğin mesleklerinden işlerin geleceğine, yapay zekâdan beyin göçüne, ekip ruhundan kurum bağlılığına, çalışan haklarından uzaktan çalışma tüyolarına uzanan “uzaktan” söyleşimizi ilgiyle okuyacağınıza eminiz...

Üsküdar Amerikan’a girişiniz nasıl oldu? Nasıl bir öğrencilik geçirdiniz?

Üsküdar Amerikan benim için planlı bir tercihti. Çok küçüktüm, Üsküdar Amerikan’ın nasıl bir okul olduğunu bilmiyordum ama ilkokuldayken, hangi okula gitmek istiyorsun dediklerinde, Üsküdar Amerikan Kız Lisesine gideceğim derdim. O zaman kız lisesiydi, ama ben girdiğimde karma olmuştu. Sınavdan sonra gerçekten girdim okula, çok severek okudum. İyi bir öğrenciydim, ama ilk 10’da bir öğrenci de değildim. Hatta muzır bir öğrenciydim. Ders kaynatmaya çalışan, muzır fikirler bulan bir yanım vardı, ama her zaman öğretmenlerle aram çok iyi oldu. Okulu bitirince içimde hep işletme okumak vardı. Ama işletmenin nasıl bir bölüm olduğuna dair hiçbir fikrim yoktu. Çocukluktan beri hayalim şuydu, topuklu ayakkabılarımı giyeceğim, elime çantamı, bilgisayarımı alacağım, bir plazada bir işim olacak. Lisede dedim ki, beni bu hayallerime işletme götürür, o yüzden işletme okuyacağım... Sonra üniversite sınavı, talihsiz bir sene oldu. Sınavlar çalındı dediler, tekrar girdik, tercih sistemi değişti derken benim moralim de bozuldu. Sonunda Marmara Üniversitesi İşletme Bölümüne girdim.

İş hayatınıza nasıl başladınız, hayal ettiğiniz gibi oldu mu?

Marmara Üniversitesinde çok iyi hocalarımız vardı. Şirketlere gidip projeler yapıyorduk. Zorunlu stajım yoktu ama ben her yaz staj yaptım. Meraklı bir insanım, bence merak her zaman çok önemli. Ardından Sabancı Üniversitesinde MBA yaptım; ikinci senemde IBM’de proje yaptık. Hatta oradaki projenin çok başarılı olması sebebiyle IBM’de işe devam etmem gündeme geldi. Ama ben IBM gibi büyük ve hantal bir yapıda çalışmak istemiyordum. MBA’deki iki ders beni çok etkiledi; bir tanesi Girişimcilik’ti, Allah rahmet eylesin Ziya Boyacıgiller giriyordu. Bendeki girişimcilik fitilini yakanlardan biri oldu. İkincisi de Globalization dersimize giren Ahmet Öncü idi. Kurumsal ilk işimde de Teknosa’ya girdim. Mehmet Nane’nin Genel Müdür olduğu dönemdi. O zaman ürün müdür yardımcısı pozisyonu açmışlardı, çok hızlı bir büyüme dönemiydi. Bu sayede işleri hızla öğrendim. O dönem Electroworld Türkiye’ye gelmişti. Benim hayalimde yabancı bir şirkette çalışmak vardı. Bir buçuk yıl sonra ürün yöneticisi olarak oraya geçtim. Bilgisayarlardan sorumlu ürün yöneticisiydim, harika bir ekibimiz vardı. Orada, mühendis olmasam da hem ürün hem de sistem yöneticisi oldum. Hiçbir zaman görev tanımım bu, sadece bunu yapayım diye düşünmedim zaten. Bu arada başka bir fırsat çıktı önüme. Best Buy Türkiye’ye geldi ve beni de aradılar. Electroworld Avrupa’nın en büyüğüydü, Best Buy da dünyanın en büyüğü... Rüyalarım gerçek oluyor diye başladım Best Buy’a. Ürün yöneticisi olarak başladım ama bir ay sonra Atlas ismindeki SAP projesinin temsilcisi oldum. Sirket süreçlerinden yaptığımız iyileştirmeden dolayı ekibimle şirkette ödüller aldık... Ama sonra Best Buy uluslararası operasyonlarını kapatma kararı aldı. Çalışma ortamı çok güzeldi, ayrılırken verdikleri paket de... Ben de hamileydim... Üç yıl kadar süren Best Buy da böylece bitmiş oldu.

 

Girişimcilik ve ardından uzaktan çalışmayla nasıl tanıştınız?

Doğum yaptıktan sonra ne yapacağım diye bakınmaya başlamıştım. Ama bir yandan söz vermiştim en azından bir seneyi çocuğumla geçirecektim. Oğlumun birinci yaş doğum gününü kutladık ve kucağıma bilgisayarı aldım, dedim ki ben girişimci olmak istiyorum. Girişimci olarak ne yapacağım diye düşünürken Amerika’yı yeniden keşfetmeye ne gerek var diyerek, Amerika’da neler yapılıyor diye baktım. On yıl önce start-up ortamı bu kadar gelişmiş değildi. Girişimcilik programları pek yoktu. Kendimce araştırıp Davetpostası adında bir online davetiye sitesi kurdum. Bu girişim sayesinde bambaşka bir şey doğdu benim için. Farklı tasarımcılar bakarken, freelance çalışanlar, bağımsız profesyonellerle kurumları buluşturan portalları keşfettim. Oralardan pek çok grafik tasarımcı ile anlaştım. Bu arada ben de fark ettim ki freelance çalışmak çok güzel bir şey. Bir yandan girişimcilik yaparken, bir yandan da çok güzel işler buldum bu portallarından. Bir süre sonra ciddi para kazanıyordum. Hatta hâlâ buradan gelen işler oluyor. Bir gün üye olduğum Elance portalının kendi iş ilanı düştü önüme. Portal, markayı daha fazla duyuracak temsilciler arıyordu. 2012 yılı Aralık ayında, girdiğim Elance’te iki yıldan fazla ülke temsilcisi olarak etkinlikler yaptım. Freelance nasıl çalışılır, freelancer nasıl olunur, şirketler ve startuplar için freelancer ile çalışmanın avantajlarını anlattım. Yani bugün çok konuşulan karma-hibrit iş gücü dediğimiz şeyi şirketlere anlatıyordum. Değişim o kadar hızlı oldu ki, o zaman ben sunumlarda 2023 senesinde kırılma noktasını yaşayacağız diyordum. Ama pandemi oldu ve geleceğin iş düzeni neredeyse herkesin hayatına girdi. Bunun pandemiden olduğunu düşünenler yanılıyor, bu gümbür gümbür geliyordu zaten. Pandemi sadece hızlandırdı. Şimdi insanlar bunu tecrübe ettiler ve olabileceğini gördüler. İnsanlar konfor alanlarından çıkmak zorunda kaldılar. Ben konfor alanından çıktım hep. Tanıdığım birçok insan var örneğin 20 senedir aynı kurumda çalışıyor. Ama bu durumun hızla değiştiğini görüyorum.

Bu nasıl bir değişim, mesleklerde, işlerimizde bizleri nasıl bir gelecek bekliyor?

Artık insanların tek bir kariyeri olmayacak, birden fazla kariyeri olacak deniliyor. Muhasebe uzmanıysan aynı zamanda yoga hocası olabiliyorsun. Paralel kariyer diyebileceğimiz bir dönemdeyiz. Tıpkı merkeziyetsiz ağlar gibi merkezi olmayan kariyerler. Mesela benim 2 markam var. Start-IST ile startuplara mentorluk yapıyor, onları yatırımcılar ile buluşturuyorum. Happy Work Studio ile uzaktan çalışma danışmanlığı veriyorum, kültür atölyeleri yapıyorum, mutluluk koçluğu şirketlerde uyguluyorum. Bir yandan da Virtasant adında bir cloud danışmanlık şirketinde 230 kişilik “cloud” mühendislerinden oluşan bir topluluğu uzaktan yönetiyorum. Artık upskill-reskill dediğimiz yani becerilerini yükseltmek, yenilemek söz konusu. İş yapmamın temel dinamikleri değişiyor. Bulunduğunuz mevcut işte kendinizi upskill etmelisiniz. Pazarlama uzmanı mısınız, artık konvansiyonel yapma dijital pazarlamaya geç. SEO’yu ya da analytics öğren.

Şirketler bu konuya nasıl bakıyor; böyle çalışmaya hazırlar mı?

Bence şirketlerin paralel kariyer ile ilgili bir derdi yok. Yeter ki benim şirketim için yapman gerekeni yapmaya devam et, diyorlar. Çıkar çatışması olmasın, yani aynı sektörde, aynı işte rekabet içinde olma yeter. Böyle bir dönüşüm zaten yurtdışındaki şirketlerde oldu. Şirketler çokuluslu çalışanları alabiliyorlar, yani farklı ülkelerden insanları istihdam edebiliyorlar. Yine bir akademisyen yazmıştı, çalışma kavramına 10 yıl sonra “remote” diye bir sıfat eklemeyeceğiz. Bence çocuklarımız bize dönüp diyecekler ki, “anne siz çalışmak için niye ofise gidiyordunuz, hatta ofisin ne olduğunu bilmedikleri için niye bir yere gidiyordunuz” diyecekler. Tek bildiğimiz normal bu olduğu için yapıyorduk. Yan yana oturuyorsunuz, çoğu zaman birbirinizle konuşmuyorsunuz bile, bilgisayarı açıyorsunuz kitlenip bakıyorsunuz. Şirketler de gözüm çalışanın üstünde olsun diyordu. Uzaktan çalışma ile ilgili bir kitap yazıyorum şu anda, burada da belirtim, şu anki sistemin istisnalar dışında Taylorizm’den hiç farkı yok. Taylorizm ne yapmış, üretim bandı başında müdürler duruyor, çünkü sana bakıyor, çalışıyor musun çalışmıyor musun... Bir açık ofis modası çıktı, Taylorizm’le aynı. Geniş alanlar, uzun masalar... Üretim bandından hiçbir farkı yok... Sadece biraz daha kişiselleştirilmiş masalar, sevimli renkli şeyler, laptoplar başındayız. Kenarlarda camlı direktör odaları, oradan size bakıyorlar. Zihniyet aynı... Şimdi bu değişti artık...

Yukarıda şirketler hazır mı demiştim, peki çalışanlar böyle bir dünyaya hazır mı?

Tabii ki kolay bir şey değil. Çünkü çalışanlar, mesai saatlerini, nereye gideceklerini ve bunun sonucunda alacakları maaşı biliyor. Ama uzaktan çalışıyorsanız, öyle değil. Sabah o saatte kalkmak, evin içindeyken iş düzeni oturtmak, kendi işini planlamak, o disiplini sağlamak zor bir şey. İç motivasyon istiyor. Yeri gelmişken uzaktan çalışan herkese aralarda dışarı çıkmasını, yürüyüş yapmasını, arkadaşları ile bir araya gelip yemek yemesini, kahve içmesini öneriyorum. Çünkü evde sabahtan akşama kadar otursanız oturuyorsunuz. Masadan kalkın, yürüyüş yapın.

Şirketlere uzaktan çalışma konusunda danışmanlık yaparken, çalışanlar, şirket bize ergonomik sandalye göndersin, çayımızı, kahvemizi göndersin diyorlar, hep dışarıdan bir şey bekliyoruz. Ama diyorum ki uzaktan çalışma artık senin yetişkin olma halin. Artık çocuk değilsin, kimse nerede olman gerektiğini, neyi yapman gerektiğini söyleyemeyecek, istediğin yerde olup işini kendin yöneteceksin, bir yetişkin gibi davranacaksın. Verimliliğini artıracak yöntemleri, araçları kendin bulacaksın, kendi düzenini kuracaksın.

Peki, herkes bunları yapabilecek mi, yapamayanlar işsiz mi kalacak? Yapay zekâ, öğrenen makineler de kapıda...

Buna katılmıyorum, çok sayıda iş yok oluyor, deniyor. Gerçekten yok oluyor ve olacak, ama daha fazla iş yaratılıyor. 10 tane iş yok oluyorsa 30 tane yeni iş doğuruyor. Örneğin büyük veri denildi, onlarca alan çıktı ortaya. Veri analisti, veri mühendisi, veri yöneticisi, veri madencisi... Bulut bilişim de öyle. Tekrar upskilling-reskilling yani becerilerinizi yükseltmeye ve yenilemeye yönelmelisiniz. Kendinize ne uygun siz bileceksiniz, bunu kimse söylemeyecek size. Artık eğitim almak da o kadar kolay ki, çok küçük fiyatlara pek çok digital platform var. Artık üniversiteye gitmeye gerek yok demeyeceğim, ama üniversite artık bilgi öğrenmek için değil, düşünce yapısı oluşturan, hayata bakışı kazandıran yerler olmaya başladı. Robotlar gelecek, insanlık çöpe atılacak değil. Asıl insan olmamızın önemini, değerini anladığımız bir döneme giriyoruz. İnsan olarak bir işe, bir sürece bir şey katmıyor, tekrarlanan, pasif işler yapıyorsanız bırakın bunları robotlar yapsın zaten. Kendi bakış açınızı, özgünlüğünüzü kattığınız işler daima insana kalacak. Makine öğrenmesinde bile insana ihtiyaç var. Makinenin öğrenmesi için veriyi siz yönetecek ve denetleyeceksiniz. Yanlış sonuçları geri besleyeceksiniz ki doğru sonuçlara varabilsin. Yani insan olmaya dair özellikler yok henüz yapay zekâda. Bir ebeveyn gibi makineleri yine insanlar eğitecek, bu ebeveyn hali çok uzun süre kıymetli olacak. Onların çözemediği, yaratıcılık, özgünlük gerektiğinde insanlara yönlendirecekler.

Uzaktan çalışma denilince sınırlar ortadan kalkıyor. En yetenekliler yerlerinden kıpırdamadan dünyanın her yerinde çalışabilecekler, bunun şirketler ve çalışanlar için sonuçları neler olabilir?

Teknolojinin geldiği bu noktada artık globalleşmenin önüne geçmek imkânsız. Globalleşme denilince eskiden ürünlerin dolaşımından bahsediyorduk. Ama şimdi “yeteneğin” globalleşmesinden söz ediyoruz. Beyin göçü, expat olmak diyorduk. Bu kavramların karşılığı birçok meslek için şimdiden anlamını yitirdi. Neden bir yerlere göçeyim ki. Örneğin ben şu anda Türkiye yaşıyorum ama, ABD’li bir şirketle ve Güney Afrika’daki bir şirket için çalışıyorum. Türkiye’ye döviz geliri sağlıyorum, benim için Türkiye’de kalmak ve döviz geliri elde ederek burada yaşamak çok daha konforlu. Yetenek, bilgi ihracatı yapıyorum. Böylece dünya vatandaşı oluyorsunuz, kimse sizin nereli olduğunuzla ilgilenmiyor. Bu kadar güzel bir özgürlük olabilir mi? Kesinlikle işveren için de öyle. İstanbul’daki bir işveren neden Van’da oturan yetenekli bir genci işe alamıyor. Niye bugün İstanbul’da üst üste yaşanıyor, çünkü bırakın Ağrı’yı Van’ı, İzmir’de Ankara’da yaşayanlar bile iş bulmak için İstanbul’a geliyor.

Dil bilmek, özellikle İngilizce bilmek hâlâ çok önemli. Çünkü ses ve dil, yapay zekânın yakın zamanda erişemeyeceği insani iletişim ve duygu alanına uzanıyor. Mesela uzaktan çalışma, kurum veya ekip bağlılığını çok olumsuz etkiledi deniyor. Hayır, uzaktan çalışıyor olmamız, insan olduğumuz gerçeğini değiştirmiyor. Hatta insan olduğumuzu hiç unutmamamız lâzım, biz sosyal varlıklarız ve sosyal varlıklar olarak sosyalliğimizden besleniyoruz.  Ben yapay zekânın Turing testini geçtiği durumda bile global işlerde, dilin ve insani değerlerin önemini yitirmeyeceğini düşünüyorum.

Şirketler ve çalışanlar arasındaki vergi ve yasal ilişkiler nasıl şekillenecek? Uzaktan çalışma ile freelance çalışma arasında fark nedir?

Şunun altını çizerek vurgulamak gerekiyor. Uzaktan çalışma (remote) ve bağımsız profesyonel çalışma (freelance), farklı kavramlar. Genelde uzaktan çalışma deyince kontratlı, dönemsel freelance çalışma akla geliyor. Çoğu insan uzaktan çalışmanın güvencesizlik ya da işletmeyle iş arkadaşlarınızla bağınızın kaybolması gibi sanıyor. Kesinlikle öyle değil. Çalışanlara artık uzaktan çalışma için fırsat ve imkanlar yaratılmalı diyoruz. Kimisi evinden çalışabilmeli, kimisi ofis gibi kullanabileceği yerlerde çalışabilmeli. Crossover ülke müdürü iken bunu yaptım, bir ortak çalışma alanı zinciri ile anlaşıp çalışanların o mekanları kullanmalarına imkânı veriyorduk. Burada amaç çalışan nerede kendini iyi ve verimli hissediyorsa, nereden çalışmak istiyorsa bu esnekliği sağlamak. Bu açıdan uzaktan çalışmada yasal ve iş güvencesi anlamında bir değişiklik yok. Yine şirketinizde kadrolu, bordrolu çalışabiliyorsunuz. Uzaktan çalışmaya ilişkin yönetmelik Mart 2021’de Resmî Gazete’de yayınlandı ve yürürlüğe girdi zaten. Yurt dışındaki şirketler için uzaktan çalışmayla ilgili ise iki tür uygulama var. İlki şirketler sizi kontratlı olarak istihdam ediyor. Size belli bir ücret veriyorlar, hangi ülkedeysen o ülkede tabi olduğunuz vergiye ve kanunlara göre her şeyden siz sorumlusunuz diyorlar, ona göre de ücret belirleniyor. SGK, sağlık sigortası, vergiler gibi kendi yükümlülüklerinizi kendiniz hallediyorsunuz. Ben hep bu yöntemle çalıştım. Bir de bugünlerde hızla büyüyen ikinci bir yöntem var. Uzaktan çalışan istihdamı konusunda uzmanlaşmış Remote.com gibi web siteleri var. Bu tür sitelerin birçok ülkede resmi temsilcilikleri açılıyor. Böylece uluslararası şirketler istedikleri ülkeden uzaktan çalışanları kadrolu olarak işe almalarına olanak sağlanıyor. Şirketler sanki Türkiye’de ofis açmışlar gibi sizi kadrolu olarak işe alabiliyorlar. Hatta global geçerliliği olan sürekli hareket halindeki uzaktan çalışanlar için sağlık sigortaları sağlayan insurednomads.com, safetywing.com gibi servisler ortaya çıktı. Ayrıca uzaktan çalışanlar için bütün bilgisayar, telefon, iş için araçları size ulaştıran, amortismanı ve gerekirse servisini üstlenen Firstbase gibi şirketler var.

İş hayatında hep ekip ruhundan, aidiyetten, kuruma bağlılıktan sıkça bahsedilir. Birbiriyle fiziksel olarak çok az temas eden insanlar bu bağı kurabilecekler mi? Bir uzman olarak neler tavsiye edersiniz?
Burada yöneticilere çok görev düşüyor. Yöneticiler uzaktan çalışan ekipleri yönetirken ilk başta işe almakta zorlandıklarını söylüyorlar. Ekiple tanıştırmakta, kaynaştırmakta zorlanıyorlar. Burada en önemli noktalardan biri “ekip anlaşması” yapmak. Yani ekibin kurallarını beraber oluşturmak. Nasıl iletişim kuracağız? Günlük video toplantılarımız mı olacak, mesajlaşma mı, e-posta mı kullanacağız, telefonla mı iletişimde olacağız? İkincisi iletişimin kopmaması gerekiyor. Buna asenkron iletişim diyoruz. Uzaktan çalışma eşittir asenkron iletişim. Sürekli birlikte toplantıya girmek büyük bir vakit kaybı. Ortak dosyalar oluşturarak, ortak bir platform kullanarak, kim hangi işten sorumlu ise o iş ile ilgili kendi güncellemelerini oraya yazıyor. Ayrıca hafta başında neler yapacağınızı, hafta sonunda ise neler yaptığınızı konuştuğunuz kısa ekip toplantıları yapmak çok önemli. Böylece ekip birbirinin ne yaptığından da haberdar oluyor, birbirine destek ihtiyacını da biliyor ve sürekli dirsek temasında oluyor. Arkadaşınızı özlediyseniz yüz yüze buluşun, çay, kahve için, yemek yiyin, konuşun, gülün, eğlenin. İş için hep birlikte ekrana kilitlenmeni ze gerek yok. Uzaktan çalışma insanı çok yalnızlaştırır deniyor ama tam tersine. Şu anda toplantılarda birbirimizin evlerini görebiliyoruz, çocuklarımızı tanıştırabiliyoruz, kediniz mi var, köpeğiniz mi var arkadaşlarınız görüyorlar. Birbirimize, insan olduğumuzu hatırlatıyor. İlişkileri yumuşatıyor, sıcaklaştırıyor. Arkadaşınızın bir anne olduğunu, baba olduğunu, evde çocukları olduğunu görüyorsunuz. Aslında birbirimizle ilgili daha çok öğreniyoruz.

 

Yani hepimiz uzaktan çalışmaya mı döneceğiz? Çalışma, iş dediğimiz kavrama neler olacak?

Bence uzaktan çalışmaya başlayarak özümüze dönüyoruz. Hani meditasyonda öze dönmek, farkındalık vardır. Bence pandemiyle birlikte bunları fark ettikleri için evden, istedikleri yerden çalışmak insanların çok hoşuna gitti. Çünkü çocuğunu gidip okuldan alabilmek, çocuklarıyla sabah kahvaltı yapabilmek, onun büyüdüğünü görebilmek. Bunlar, eşittir şu kadar para olan şeyler değil. Bunun ötesinde uzaktan çalışma istihdamda cinsiyet eşitsizliğine çözüm olabilir. Özellikle engellilerin iş hayatına katılımında büyük faydalar sağlayabilir. Uzaktan çalışmayla yerelleşme artacak; tekrar yerelliğe, küçük topluluklara döneceğiz, unuttuğumuz bazı insani şeyleri tekrar yaşayacağız. Plazadaki hayatta bütün gün içeridesiniz. Yani vücudunuz güneş ışığı almıyor, hava yapay zaten. D vitamini düşüklüğü çok büyük depresyon sebebi... Şimdi on dakika yürüyüş yapıyorum, gidiyorum mahalledeki kafede çalışıyorum, oradaki kafeyi de destekliyorum, dışarı çıkıp alışveriş yapıyorum. En güzeli, işinizi yaptığınız sürece bunları yapmak için birilerinden izin almak zorunda değilsiniz. Uzaktan çalışma tüm çalışanlara yeteneklerinin gücünü geri veriyor. Herkes bence kişisel bir marka, bir kurum olacak. Bunu ne zaman görürüz bilmiyorum, benim öngörüm, büyük şirketler zaten yok olacak, şirket kavramı yok olacak. Böyle eski lonca sistemine döneceğiz, yine uzmanlıklar olacak, yine ortada işler olacak ve bu işlere insanlar yetkinliklerine göre başvuracaklar, işleri alıp yapacaklar. İnsanlar böyle dönemsel olarak bir araya gelecek ve ayrılacaklar, küçük proje ekipleri olacak şirket dediğimiz şey buna evrilecek.

Uzaktan çalışma ile var olan işlerin yapış tarzımızda büyük değişim olduğunu konuştuk. Peki meslekler bunlardan nasıl etkilenecek, neler öne çıkacak, hangi yeni meslekler ortaya çıkabilir?

Ortaya çıkacak yeni meslekleri öngörmek çok güç tabii. İnsanlar hiç aklımıza gelmeyecek işler yapacaklar büyük ihtimalle. Ama bunlar içinde çoğunluğun, veri ile ilgili, makine öğrenmesi, veri analizi, bulut bilişimle ilgili olacağına inanıyorum. Bulut yetkinlikleri gelecekte çok gündemde olacak, çok fazla talep edilecek. Müşteri yönetimi ve pazarlama tarafında Customer Success rolleri çok öne çıkıyor. Örneğin insan kaynakları alanında Technical Recruiter pozisyonu, yani teknik bir pozisyonda işe alım yapan kişilere olan talep revaçta. Çünkü herkes, doğru “yeteneği” bulabilecek işe alımcılar için çırpınıyor. İçerik önemini artırdı ve çok hızlı yükseldi. Gelecekte içerik, pazarlama alanında yine çok kritik olacak. Hukuk alanında olan veya okuyanlar varsa mutlaka yapay zekâ, robot hukuku ve etiği alanında uzmanlaşmasını öneririm. Finans alanında olanlar için blok zinciri, NFT ve metaverse’ün birleşiminde yepyeni imkânlar ortaya çıkacak. Metaverse ayrıca animasyon tarafında grafik tasarımcılara, mimarlara yeni imkânlar yaratıyor. Nörobilimde bilgisayar-insan arayüzleri kadar insan beyninin nasıl işlediği önemli olacak ve pazarlama neredeyse davranışsal bakış açısıyla tamamen buna dönmüş durumda. Arama motoru optimizasyonu yapabilmek önemini koruyacak bir alan. Yaptığınız işin sektör agnostik olması, yani belli bir sektöre özel değil, sektörler üstü bir hizmet olması çok kritik olacak. Gelecek belirsiz olabilir, ama hep bir, iki, üç adım ötesine bakın, size verilenle kalmayın, bir adım ötesinde ne var, oralara bakın diyorum. Öğrenen makineler gelebilir, ama yine bunları kullanacak insanlar olacak. Tek bir kariyere takılmadan etrafınızda olanları takip etmelisiniz.

Uzaktan çalışılan, değişimin ve belirsizliklerin yoğun olduğu böyle bir dönemde çocukları ve gençleri hayata nasıl hazırlamalı; okullar, eğitim ortamını nasıl şekillendirmeli?

Bence özellikle anaokul, ilkokul, ortaokul ve lisede aynı fiziksel ortamda olmak çok önemli. Çünkü okulda sosyal varlık olmayı öğreniyoruz. Bir de düşünme becerilerini, yaratıcılığı artırıcı eğitimler olmalı. Bireysel farkındalık, kişisel farkındalık teknikleri uygulanmalı. Farkındalığı olmayan bir lider kendi içindeki kavgasını dışarıya yansıtıyor. Bugün çocuklar çok fazla uyarana maruz kalıyorlar, hızla sıkılıyorlar. Mindfulness gibi, anda kalabilmeyi öğretmesi gerekiyor okulların. Okuma yazma tabii ki önemli, ama hayatta mutlu olabilmeyi öğrenmek, kendi kişisel farkındalığına varabilmek, inovasyon dersi kadar önemli. Çünkü burada iyi olan çocuk zaten inovasyonu yapan çocuk olacak, kolay öğrenen olacak, bu hayatta daha başarılı olacak. Araştırmak, merak etmek çok önemli bir şey. Çocuğun merakını ayakta tutmayı, canlandırmayı, onlara öğrenmeyi öğretmek çok önemli. Şablonların dışına çıkmayı, global düşünmeyi öğretmeliyiz.

Güncel Haberler
Faruk Bozbey (TAO’61- TAC’64) Talas’tan Tarsus’a TAC’li Bozbey’ler 04 Haziran 2022
TAC İsimlendirme TAC öğretmenlerini hep hatırlayacak! 02 Haziran 2022
Semiha Malatyalıoğlu Bir geleneğin mimarı 01 Haziran 2022
Sema Güler 31 Mayıs 2022
Prof.Dr.Güray Erkol “Gelecek de sadece insanla anlamlı” 30 Mayıs 2022
Nesteren Kesen Nalbantoğlu 29 Mayıs 2022
Galia Hasid Morhayim (UAA’96) “Anahtar Kelimemiz: İLİŞKİ” 27 Mayıs 2022
Happy Vernal Equinox! İlkbahar Kutlu Olsun! 1966 yılında ABD’den Tarsus’a öğretmen olarak gelen John F. Snyder, o yıllarda TAC’de okuyanlar için öğrencileriyle ilişkileri ve masaya bağdaş kurup anlattığı dersleriyle efsaneleşen öğretmenlerden biri. 27 Mayıs 2022
SAC’nin yeni Okul Müdürü: Dr. Akın Metli SEV Amerikan Kolejinin (SAC) yeni Müdürü, eğitim alanında tecrübeli, akademik çalışmaları bulunan Dr. Akın Metli oldu. 26 Mayıs 2022
Prof. Dr. M. Tamer Özsu (TAO'66 / TAC’70) Talas’ın taş merdivenlerinden veri biliminin temel taşlarına... 24 Mayıs 2022
Zeynep Oğuz (UAA’16) BBC’nin in-house ajansı BBC Creative’de kreatif yönetmen olan Zeynep Oğuz, reklamcılığın yanı sıra uzun ve kısa metrajlı film alanında rüştünü çoktan ispatladı. Genç yaşına rağmen birçok ödül aldı ve son olarak Promax 2021’de “Best Newcomer” dalında Silver ödülünü kazandı. 23 Mayıs 2022
Raşel Rakella Asal (ACI’69) Raşel Rakella Asal, çeşitli yayın organlarında çıkan yazılarından derleyerek oluşturduğu “Çılgın Bir Devinimdir Yaşamak” adlı kitabında, eserleriyle dünyayı tekrar ve tekrar dönüştüren isimleri mercek altına alıyor. 22 Mayıs 2022
Pınar Coşkuner Genç (UAA’89) Eserlerinde özlem ve aidiyet gibi kavramlarının yanı sıra toplumsal ve bireysel hafızaya odaklanan Eda Soylu, geçen yılın son aylarında yeni bir sergiyle çıktı sanatseverlerin karşısına: “Yetişkinler İçin Oyun Blokları”. 21 Mayıs 2022
Çitim Dontlu Oğuz (ACI’82) Mezunu olduğu İzmir Amerikan Kolejinde Okul Doktoru olarak görev yapan Çitim Dontlu Oğuz, Connect için kaleme aldığı yazıda, hayatındaki tüm önemli kararlarda ACI’ın etkisi olduğunu belirtiyor. 20 Mayıs 2022
Mezun Kitaplığı 2 Her ne kadar geniş kitleler kendisini çevirdiği kitaplarla tanısa da o aynı zamanda tiyatro eleştirmeni, yazar, eğitmen, gazeteci, sahne ve kostüm tasarımcısı… Üstelik, yaptığı her işte, “İki karpuz bir koltuğa sığmaz” atasözünü boşa düşürecek kadar başarılı. Birçok yabancı yazarın kitaplarının keyifle okunmasında onun katkısı büyük. 19 Mayıs 2022
İzmir’de doğup büyüyen, kentin bütün kültürel değerlerinin nesilden nesle aktarılabilmesi için çaba sarf eden ve çevresi tarafından “İzmir âşığı” olarak bilinen Sara Pardo, görmek isteyen gözler için bu kentte çok şey olduğuna inanıyor. 18 Mayıs 2022
Kısalar Eserlerinde özlem ve aidiyet gibi kavramlarının yanı sıra toplumsal ve bireysel hafızaya odaklanan Eda Soylu, geçen yılın son aylarında yeni bir sergiyle çıktı sanatseverlerin karşısına: “Yetişkinler İçin Oyun Blokları”. 18 Mayıs 2022
Beyza Boyacıoğlu (UAA’05) Akıllı telefonlar için tasarlanan ve kitle fonlaması desteğiyle hayata geçirilen “ZEKIMURENHATTI.COM”UN yaratıcısı Beyza Boyacıoğlu, bu sıra dışı interaktif web belgeselini dijital bir sanat eseri olarak görüyor. 17 Mayıs 2022
SEV’de yeni Yönetim Kurulu bayrağı devraldı Sağlık ve Eğitim Vakfının (SEV) yeni Yönetim Kurulu Başkanı ve Yönetim Kurulu üyeleri, 11 Aralık 2021 tarihinde gerçekleşen SEV Olağan Mütevelli Heyeti Toplantısında belirlendi ve bayrağı devralarak göreve başladı. SEV Mütevelli Heyeti tarafından üç yılda bir yapılan seçimle belirlenen Yönetim Kurulu Başkanı ve Yönetim Kurulu Üyeleri, Amerikan Koleji mezunu olan ve gönüllü olarak hizmet veren isimlerden oluşuyor. 13 Mayıs 2022
SEV Hizmet Plaketi töreni Uzun süredir SEV Yönetim Kurulunda gönüllü olarak çalışan, bazıları yeni dönemde de göreve devam edecek Yönetim Kurulu üyelerine, SEV Mütevelli Heyeti Başkanı Mehmet Yaltır, yeni SEV Yönetim Kurulu Başkanı Piraye Erdem, SEV Genel Müdürü Prof. Dr. Güray Erkol'un katıldığı etkinlikle SEV Hizmet Plaketleri verildi. 12 Mayıs 2022
Nefise Bazoğlu (UAA’67) Dönüyorsa bu dünya hâlâ, eşitsizlikleri, yoksulluğu, yoksunluğu gidermek isteyenlerin çabalarıyla dönüyor. Nefise Bazoğlu da hayatının önemli bölümünü, yerkürenin herkes için daha yaşanılabilir bir yer olması için gayret göstermiş bir isim. 12 Mayıs 2022
Mustafa Doğaç Başkafa (ACI’21) İzmir Amerikan Koleji 1997 mezunlarının 2015’te genç yaşta kaybettikleri sınıf arkadaşları Sadık Emre Çaputçu anısına başlattıkları SEV okullarındaki ilk mezun sınıfı bursunu alan Mustafa Doğaç Başkafa, 2021’de mezun oldu ve İtalya’da, Bologna Üniversitesinde eğitimine devam ediyor. 11 Mayıs 2022
Gözde Bulgurcu (UAA’09) İzmir Amerikan Kolejinde “Sınıf Bursları”nın kurumsal bir nitelik kazanmasında emeği geçenler arasında bulunan Esma Akkuş ve Burak Kale, başarılı ve yetenekli çocukların eğitimine katkı sağlayarak iyi bir geleceğe doğru ilerlemesinde rol üstlenmenin önemini anlatıyor. 10 Mayıs 2022
Elif Özkul Gökmen (TAC’91) Üsküdar Amerikan Lisesi, İzmir, Tarsus ve SEV Amerikan Kolejleri, SEV İlköğretim Kurumları ve Redhouse Kidz’in bağlı olduğu SEV, tüm dünyanın olağanüstü bir dönemden geçtiği koronavirüs pandemisinde kutlanacak 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nda, bir proje hayata geçirdi. 08 Mayıs 2022
Oya Karabekir (UAA’68) ve Zeynep Karabekir (UAA’01) Zeynep Karabekir, kendisi gibi Üsküdar Amerikan Lisesi mezunu olan annesi Oya Kılıç Karabekir ile birlikte online iç tasarım şirketi Tasarlayolla ile yurt içi ve yurt dışından kendilerine başvuran kişilere danışmanlık hizmeti veriyor. 07 Mayıs 2022
Mine Dedekoca (UAA’99) Kendini, “uzaktan çalışma kültürü küratörü” olarak tanımlayan, Türkiye’nin ilk uzaktan çalışma uzmanlarından, aynı anda iki girişiminde ve ABD’li bir şirkete uzaktan çalışan Mine Dedekoca ezberinizi bozabilir. Pandemiyle birlikte tüm dünyanın gündemine giren uzaktan ve esnek çalışmanın ana akım olarak iş hayatına hâkim olacağını savunuyor Mine Dedekoca... 06 Mayıs 2022
Esen Bulut (UAA’03) Dünyadaki iş yapış biçimlerindeki değişimi beş yıl önceden görerek yola çıkan Esen Bulut, kurduğu “Rimuut” adlı web servisleri aracılığıyla, serbest profesyonellerin kendi şirketlerini kurmalarına gerek kalmadan faturalama ve tahsilat işlemlerini uluslararası standartlarda kolayca gerçekleştirmelerine olanak sağlıyor. 05 Mayıs 2022
Esma Akkuş (ACI’97) - Burak Kale (ACI’97) İzmir Amerikan Kolejinde “Sınıf Bursları”nın kurumsal bir nitelik kazanmasında emeği geçenler arasında bulunan Esma Akkuş ve Burak Kale, başarılı ve yetenekli çocukların eğitimine katkı sağlayarak iyi bir geleceğe doğru ilerlemesinde rol üstlenmenin önemini anlatıyor. 05 Mayıs 2022
Cem Uygur Saraydar (TAC’89) Cem Uygur Saraydar, ABD’de General Motors’da Ar-Ge ve inovasyon yöneticisi. Ağa bağlı araçlar, bilgi tabanlı eğlence ve insan makine arayüzü alanlarında çalışıyor. Kablosuz iletişim alanında çok sayıda patenti bulunan Saraydar, ürettiği fikirlerle pozitif fark yaratmayı hayal ettiğini belirtiyor. 04 Mayıs 2022
Hüseyin Diriöz (TAC’73) Bugüne kadar birçok ülkede Türkiye dış politikasının bir temsilcisi olarak büyükelçilik yapan ve bir diplomat olarak uluslararası ilişkilerin hassas noktalarını çok iyi bilen Hüseyin Diriöz, birçok şeyin muğlak olduğu bu döneme ilişkin öngörülerini paylaşıyor. 15 Nisan 2022
A. İlter Turan (TAC’59) Bilgi Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü’nde Siyaset Bilimi Profesörü A. İlter Turan, Covid-19’dan önce var olan uluslararası sorunların pandemi sırasında hızlanarak devam ettiğini, salt koronavirüs salgınından kaynaklanan bir değişiklik gözlemlemediğini belirtiyor. Prof. Turan, geleceğe yönelik bugün yapılan bazı tahminlerin doğru olduğunu söylemenin iddialı olabileceğinin altını çiziyor. 14 Nisan 2022
50. Yılda, Bir Arada Sağlık ve Eğitim Vakfı, kuruluşunun 50’nci yılını renkli bir etkinlikle kutladı. 15 Eylül Cumartesi günü Koç Topluluğu Spor Kulübü’nde gerçekleşen etkinliğe, SEV Kurumları'ndan mezun olanlar, öğrenciler ve velilerle birlikte okulların eğitim ve yönetim kadrosu katıldı. Neşeli bir piknik havasında geçen gecede, her yaş için çeşitli sanatsal etkinlik ve spor karşılaşmalarına yer verildi. 13 Nisan 2022
Dünyayı Değiştiren Yıl: 1968 Dünyayı Değiştiren Yıl: 1968 12 Nisan 2022
130 Yıllık Coşku 130 yıllık coşku 11 Nisan 2022
Hazal Atay (TAC’09) Hazal Atay (TAC’09) 1923’ten günümüze Türkiye siyasetinde kadın 10 Nisan 2022
Anet Gomel (ACI’70) Anet Gomel (ACI’70) Emek verenler ödülü 10 Nisan 2022
Prof. Dr. Aslı Tolun (UAA’67) İzmir Amerikan Koleji öğrencimiz Deniz Bajin, yazdığı 4 ayrı makaleyle dünyanın en saygın üniversitelerinden olan Pomona College'a tam burslu erken kabul aldı. Öğrencimizi tebrik ediyor, başarılarının devamını diliyoruz. 09 Nisan 2022
Yaşam Boyu Gazetecilik Başarı Ödülü Mete Akyol’a (TAC’55) basında imzalı ilk röportajının yayımlandığı 22 Ocak 1955’ten bu güne 60 yıl olması nedeniyle, Gazeteciler Cemiyeti tarafından Yaşam Boyu Gazetecilik Başarı Ödülü verildi. 08 Nisan 2022
Efe Çelebi (UAA’99) DentGroup Yönetim Kurulu Başkanı Efe Çelebi, Covid-19 pandemisinin yaşandığı ve insanların kliniklere gitmekten imtina ettiği süreçte, ağız ve diş sorunu yaşayanlar için kurdukları online danışma hattı ile 9 binden fazla hastanın derdine derman oldu. 08 Nisan 2022
Serdar Küçükoğlu (TAC’76) İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa-Kardiyoloji Enstitüsü; Kardiyoloji Anabilim Dalında görev yapan Prof. Dr. Serdar Küçükoğlu, geçmişte veba ve İspanyol gribi gibi salgınların olduğunu, bugün Covid-19’u yaşadığımızı, yarınsa başka salgınların olabileceğini söylüyor... 07 Nisan 2022
Arzu Denizbaşı (UAA’83) Tüm dünyayı saran Covid-19 pandemisini ve alınan önlemleri değerlendiren Marmara Üniversitesi Acil Tıp Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Arzu Denizbaşı, “eski günler” tanımının artık geride bırakılması gerektiğini, zira bundan sonra da bu tür salgınların insanlığı etkileyeceğini belirtiyor ve bu nedenle sağlığa daha fazla yatırım yapılması gerektiğinin altını çiziyor. 07 Nisan 2022
Gül Yurtsever Ergör (ACI’81) Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı ABD ve Epidemiyoloji Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Gül Yurtsever Ergör, hastaneler ve doktorlar ne kadar iyi ve donanımlı olursa olsunlar salgını önlemeye yetmeyeceğini, bulaşın önüne geçecek tedbirleri almanın şart olduğunu belirtiyor. 06 Nisan 2022
Enis Habib (UAA’15) Üsküdar Amerikan Lisesi mezunu Enis Habib, biyonik bacak alanında yaptığı çalışmalarla milyonlarca insanın yaşadığı bir soruna çözüm getirmeyi amaçlıyor. 05 Nisan 2022
Ece Eden (ACI’83) Ege Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ece Eden, öğrencilerinden Mehmet Baysal ile birlikte geliştirdiği ve kendi adlarını taşıyan “Eden Baysal Dental Travma İndeksi” ile tüm dünya tarafından kabul edilen ve kullanılan bir çalışma gerçekleştirdi. 04 Nisan 2022
Gönül Özsoy Peker (ACI’69) Society for Neuroscience (SfN) tarafından sinirbilim eğitimine katkılarından dolayı ödüle layık görülen Gönül Ö. Peker, “Bugün bir eğitimci olarak değerlendirdiğimde, bizim zamanımızdaki ACI’ın, sunduğu seçmeli dersler ve farklı kulvarlarla, gerçek anlamda ‘kök hücre’ yetiştiren bir gelişim yuvası olduğu kanısındayım” diyor. 03 Nisan 2022
Milli implant ve milli kemik tozunun yaratıcısı Geliştirdiği diş implant teknolojileri ile Avrupa’nın en büyük implant fabrikalarından birini kurarak Eylül 2016’da faaliyete geçiren Dr. Talat Buğur, önümüzdeki yıl, dünyada sadece sayılı ülkenin üretebildiği kemik grefti’nin de (kemik tozu) Türkiye’de üretimine başlıyor. 02 Nisan 2022
UAA`nın Hayatımda Çok Önemli Bir Rolü Var UAA’nın hayatımda çok önemli bir rolü var 01 Nisan 2022
Ayşe Ülkü Ersin (UAA’57) Ayşe Ülkü Ersin, anlattıklarıyla bizleri 1950’lerin Üsküdar Amerikan Lisesinde kısa bir gezintiye çıkarıyor. Kâh yatılı olmanın kendisinde yarattığı duygulardan söz ediyor, kâh hayatını etkileyen öğretmenlerini anıyor. Kız okulu olduğu için erkek kılığına girerek sahneye çıkması da var değindikleri arasında, çok güzel “Rock’n Roll” yapmaları da. Başlığımıza da taşıdığımız sözleri ise UAA’nın onun hayatındaki yerini çok iyi tanımlıyor. 31 Mart 2022
Ayşe Hortaçsu Birsel (ACI’60) Kolejden mezun olur olmaz Amerika’da felsefe ve arkeoloji eğitimi alacaktı. Ancak hayat ona farklı bir senaryo hazırlamıştı. Evlendi, eşi büyükelçi ve ressam İsmet Birsel’in yurtdışı görevi nedeniyle arkeoloji eğitimini yarıda bırakmak zorunda kaldı. Dünyayı dolaştı. Ayşe Hortaçsu Birsel (ACI’60) ile duvarları eşinin resimleriyle dolu Çeşme Dalyanköy’deki yazlık evinde buluştuk, okul anılarını konuştuk. 30 Mart 2022
Ülkü İzmirligil (UAA’59) Tıp doktoru olmak isterken ailesinin telkinleriyle yönünü arkeolojiye çevirmiş Ülkü İzmirligil. Side Antik Kenti başta olmak üzere birçok kazıya katılarak, geçmişin izlerinin bugüne taşınmasında rol oynamış. Şimdi emeklilik günlerinin tadını çıkarıyor ve yoğun temposu nedeniyle ötelemek zorunda kaldığı yurt içi gezilerini gerçekleştiriyor (pandemiden önce). UAA’ya başladığı ilk günler ve oradaki öğretmenler ise dün mezun olmuşçasına hafızasındaki tazeliğini koruyor ve okulun kendisine disiplinli olma, şartlara uyum sağlama, mücadele etme gibi birçok değer kazandırdığını söylüyor. 28 Mart 2022
Güngör Orhon Pura (ACI’47) İzmir Amerikan Koleji öğrencimiz Deniz Bajin, yazdığı 4 ayrı makaleyle dünyanın en saygın üniversitelerinden olan Pomona College'a tam burslu erken kabul aldı. Öğrencimizi tebrik ediyor, başarılarının devamını diliyoruz. 26 Mart 2022
Sezer Birsel Birkan (ACI’55) İzmir Amerikan Kolejinden 1955 yılında mezun olan Sezer Birsel Birkan, hukuk tahsilinin ardından mesleğini bir süre yaptıktan sonra İngilizce öğretmeni olarak çalışmış. Kendi köklü ve renkli aile hikâyesini kaleme aldığı “Üç Evlerin Öyküsü” kitabının da yazarı olan Birkan’dan tadına doyum olmayacak Kolej anılarını dinledik. 25 Mart 2022
Neşe Yörük Kınay (UAA’62) Üsküdar Amerikan Lisesi mezunu Nazlı Nalbantoğlu, Connect okurları için, okuldaşı olan ve “abla” diye hitap ettiği Neşe Yörük Kınay ile sıcacık ve samimi bir söyleşi yaptı. Kınay, kendisiyle yapılan bu söyleşide, hem Üsküdar Amerikan’ın o yıllardaki görünümünü hem de UAA’lı olmanın kendisine sağladığı avantajları anlatıyor. 24 Mart 2022
AYŞE MAYDA (ACI’37) Türkiye’nin ilk kadın ortodontisti Ayşe Mayda, 104 yaşına rağmen berrak hafızasıyla bizlerle kolej anılarını paylaşıyor. Yaşam enerjisini ise eski fotoğraflardan ve güne, yapılacak işler listesiyle başlamaktan alıyor. 23 Mart 2022
Yıldız Tınas İzmiroğlu (ACI’46) Yıldız Tınas İzmiroğlu (ACI’46) Okul, hayata uyumlu yetiştiriyor… 22 Mart 2022
Seçkin Selvi (UAA’57) Dile kolay, tam 168 kitabın dilimize kazandırılmasında onun emeği var. “168 kitap okuyana aydın diyorlar bu memlekette,” diyor Seçkin Selvi, biraz müstehzi bir şekilde. Edebiyat çevirilerinin niteliğini belirleyen temel unsurunsa, çevirmenin yazar kumaşına sahip olup olmamasından kaynaklandığını söylüyor. 21 Mart 2022
Dr. Emel Akaltın ÜAL’48 Dr. Emel Akaltın ÜAL’48 Beyaz önlük tutkusu Emel Akaltın, Türkiye’nin ilk kadın jinekologlarından… Buluşma’ya başta Miss. Martin olmak üzere efsanevi öğretmenlerini, Üsküdar Amerikan’ı, Ankara Tıp Fakültesi’ni ve kadın doğum uzmanı olmasının hikâyesini anlattı. 20 Mart 2022
Turhan Uygur(TAC’45) TURHAN UYGUR (TAC’45) TAC’nin çınarı, Atatürk’ün büyük hayranı, Türk tarımının öncülerindendi... 19 Mart 2022
Aylin Başakın (ACI’83) İzmir Amerikan Koleji (ACI) Yetişenler Derneği’nin yeni başkanı Aylin Başakın, 2020 yılı itibarıyla bayrağı, dernekte omuz omuza çalıştığı Sevin Oran’dan devralarak göreve başladı. Yetişenler Derneği’nde yıllardır gönüllü olarak görev alan Başakın, önümüzdeki döneme ilişkin çalışmalar hakkında Connect’in sorularını yanıtladı… 18 Mart 2022
Saadet Timur Üsküdar Amerikan Lisesinde uzun yıllar Türkçe ve Edebiyat öğretmeni olarak görev yapan Saadet Timur, ölümünün üzerinden yıllar geçmesine rağmen (1985) unutulmayan isimlerden biri. Öğrencilerinden Ayşegül Günkut Yüksel, sevgili öğretmeni Saadet Timur'u anlatıyor. 17 Mart 2022
Mehmet Özel (TAC’90) Tarsus Amerikan Koleji Mezunlar Derneğinin yeni başkanı seçilen Mehmet Özel, okulunun kendisi için anlamının büyük olduğunu, TAC’lileri ise ikinci ailesi olarak gördüğünü söylüyor ve TAC’ye hizmet etmekten duyduğu mutluluğu bizlerle paylaşıyor. 16 Mart 2022
Defne Pektaşdan Ersözlü (ACI’91) Yeni bir dünya oluşurken, hayatta bir çocuğa verebileceğiniz en büyük zenginlik geleneksel olan, güçlü bağlar ve güzel arkadaşlıklarla dolu bir eğitim. Üç nesil boyunca bunun paylaşılması ise paha biçilmez... 16 Mart 2022
Berna Altan Yüzbaş (UAA’93) Anneannesinden, annesinden ve kendisinden sonra kızı da Üsküdar Amerikan Lisesi mezunu olan Berna Altan Yüzbaş, UAA’daki geleneğin nesiller arasındaki farklılıkları ortadan kaldırarak mezunlarının ortak bir dil, üslup ve bakış açısıyla dünyaya bakmalarına aracılık ettiğine dikkat çekiyor. 15 Mart 2022
Begüm Üçer Dilmen (ACI’77) İzmir Amerikan Kolejinden mezun olduktan ve yüksek öğrenimini tamamladıktan sonra profesyonel hayata atılan, orada edindiği tecrübeyi Sağlık ve Eğitim Vakfına taşıyan Begüm Üçer Dilmen, tüm mezunların gerek SEV’e, gerekse okullara katkı sunabileceğini söylüyor. 14 Mart 2022
Didem Kaper (ACI’91) Annesi, anneannesi ve kendisi gibi kızı da İzmir Amerikan Koleji’ne giden Didem Karer, okulun kendileri için taşıdığı önemi Connect okurları için kaleme aldı. 12 Mart 2022
Sevin Oran (ACI’56) İzmir Amerikan Koleji Yetişenler Derneği’nde 45 yıldır görev alan ve 17 yıldır da Başkanlık görevini yürüten Sevin Oran’a dernek yönetimi tarafından Onursal Başkanlık unvanı verildi. 10 Mart 2022
Atamalar MEHMET T. NANE (TAC’84) Dünya havacılığında bir ilk... Pegasus Hava Yolları Genel Müdürü Mehmet T. Nane, Haziran 2022 itibarıyla göreve başlamak üzere Uluslararası Hava Taşımacılığı Birliği (IATA) Yönetim Kurulu Başkanı seçildi. IATA’nın 77. Yıllık Genel Kurul Toplantısı’nda Yönetim Kurulu Başkanı seçilen Nane, Birliğin ilk Türk başkanı olarak görevi bir yıl boyunca yürütecek. 28 Şubat 2022
Pelin Ekinci Kaya (Uaa’93) Üsküdar Amerikan Lisesinin ardından Bilkent Üniversitesinde Uluslararası İlişkiler Bölümünde eğitim gören Pelin Ekinci Kaya, diplomat olmayı arzularken sinemanın cazibesine kapılıp, kendine bambaşka meslek seçen bir isim. 26 Şubat 2022
Sinem Sandıkçı Gökçen (TAC’96) Sinem Sandıkçı Gökçen, L’Oréal Türkiye’nin Ülke Genel Müdürü olarak atandı. Tarsus Amerikan Kolejnin ardından Orta Doğu Teknik Üniversitesi İşletme Fakültesinden mezun olan Gökçen, 2000 yılından bu yana L’Oréal Türkiye’nin çeşitli departmanlarında farklı görevler üstlendi. 25 Şubat 2022
Mehmet Buldurgan (TAC’69 Ortaokul) Girişimci ekosistemi Türkiye’nin geleceğini belirleyebilir Yıllarca Türkiye’nin önde gelen şirketlerinde üst düzey yöneticilik yapan Mehmet Buldurgan, Melek Yatırımcılık konusunda lisans alan ilk sekiz kişiden biri. Ortaklarıyla birlikte kurduğu ŞirketOrtağım Melek Yatırımcı Ağı ile başta gençlerİN YAPTIKLARI olmak üzere, birçok girişime maddi destek verip, tecrübe aktarımında bulunarak hayallerini gerçek kılmasını sağlıyor.... 24 Şubat 2022
Arın Özkula (UAA’02) - Enis Hulli (ACI’09) Beşinci yılda 5 çarpan hedefine ulaştılar Start-up’lara destek veren, girişimcileri yatırımcılarla buluşturan Arın Özkula ve Enis Hulli, bugüne kadar beş yatırım yaptıklarını, yıl sonuna kadar bu sayıyı sekize çıkarmayı planladıklarını belirterek, 500 Istanbul’un ilk fonunun dolar bazında yıllık yüzde 46 net geri dönüşle, henüz 5’inci yılında 5 çarpan hedefine ulaştığını söylüyor. 24 Şubat 2022
Gizem Moral Kunter (ACI’93) Bir işi bir kişi yapabiliyorsa, herkes yapabilir! 22 yıllık kurumsal iş tecrübesini yeni bir alan olarak değerlendirdiği girişimciliğe taşıyan Gizem Moral, bir hayalin gerçek kılınmasında en büyük engelin kişinin kendisi olduğuna vurgu yaparak, kendine ve gençlere sık sık şu cümleyi tekrarladığını söylüyor: “Başarısız olmadan denedim diyemezsiniz, denemeden de başarılı olmanızın imkânı yok.” 23 Şubat 2022
Özüm İlter Demirci (ACI’99) Ege Genç İş İnsanları Derneği bünyesinde faaliyet gösteren EGİAD Melekleri Yatırım Ağı aracılığıyla girişimcilere destek veren Özüm İlter Demirci, İzmir Amerikan Kolejindeki çeşitli kulüplerin gençler için büyük bir avantaj olduğunu vurgulayarak, “Yola erken koyulmak, girişimci ruh taşıyan tüm bireylerin elindeki en büyük koz olacaktır” diyor. 22 Şubat 2022
Sadık Gençoğlan (Tac’03) TAC’den 2003 yılında mezun olan Sadık Gençoğlu, üniversite eğitimine önce Université Paris-Sorbonne’da başladı. 21 Şubat 2022
Türker Oğuz (TAC’91) Girişimcilik sonrası “profesyonel yatırımcı” olmaya karar verip bu işe büyük bir ciddiyetle yaklaşarak 2014 yılında Venture ScIence firmasını kuran ve yedi yıllık zaman zarfında, 30 civarında yatırım yapan Türker Oğuz, sadece kâra değil, dünyaya ve insanlığa fayda sağlayacak alanlara odaklandıklarını söylüyor. 21 Şubat 2022
Namık Kural (TAC’76) Kendisi gibi yatırımcılarla bir araya gelerek TRAngels’ı kuran ve melek yatırımcı ağı oluşturan Namık Kural, bu alana yönelme nedenini şu sözlerle açıklıyor: “Hayatınıza o kadar güzel şeyler katılıyor ki, hiç bilmediğiniz konularda, birinci elden pırlanta gibi beyinlerden çıkan fikirleri dinliyorsunuz.” 20 Şubat 2022
Sırma Süren (UAA’02) Sırma Süren (UAA’02), geride bıraktığımız yılın Haziran ayında “Head of Communications” pozisyonuyla Google Türkiye ofisine transfer oldu. 19 Şubat 2022
Meryem Birsöz (TAC’03) Evcil hayvanlar ve onların sahipleri için Moshiqa markasını yaratan Meryem Birsöz (TAC’03), Warner Bros. Studios tarafından üretilen Wonder Woman 1984 filmi için lüks moda ortağı seçildi. 18 Şubat 2022
Aslı Altınışık (UAA’12) Türkiye Üçüncü Sektör Vakfı’nda Proje Uzmanı olan Aslı Altınışık, hazırladıkları “Covid-19 Salgınının Türkiye’de Faaliyet Gösteren Sivil Toplum Kuruluşlarına Etkisi Anketi” sonuçlarını değerlendirdi. 17 Şubat 2022
A. Murat Kavrar (TAC’92) DHL Freight Türkiye Genel Müdürü A. Murat Kavrar, Covid-19 salgını sırasında önemi bir kez daha gözler önüne serilen lojistik sektörünü Connect okurları için değerlendirdi. 16 Şubat 2022
Özlem Salur (UAA’81) Getir İnsan Departmanı Direktörü Özlem Salur, salgın döneminde alışveriş alışkanlıklarının değiştiğini, bu süreçte ticari kaygılardan ziyade insanlara fayda sağlayabilme sorumluluğuyla adım attıklarını belirtiyor. 15 Şubat 2022
Efe Kart (TAC’13) Pandemiyle tüm dünyanın, Türkiye’de de Hayat Eve Sığar aplikasyonuyla birçoğumuzun tanıştığı Temas Takip Uygulamalarını, bugünlerde kamu, belediyeler ve özel şirketlere sunmaya başlayan Geodo Teknoloji’nin ortaklarından Efe Kart’a soruyoruz. 14 Şubat 2022
Kaan Bilecik (UAA’09) Kaan Bilecik, geçen yılın Temmuz ayında, İndeks Bilgisayar'ın Satış ve İş Geliştirme Direktörü oldu. 13 Şubat 2022
Cahit Erdoğan (TAC’92) Yapı Kredi Genel Müdür Yardımcısı Cahit Erdoğan, pandemi sürecinde aldıkları önlemleri, yeni normallerle birlikte gerçekleştirdiklerini ve dijital bankacılığın önemini değerlendirdi. 12 Şubat 2022
Kerem Macit (TAC’05) / Hande Macit (TAC’10) Kerem ve Hande Macit, günümüzde birçok gencin hayalini gerçekleştiren iki kardeş. Luwia markası altında ürettikleri el yapımı yoğurdu, Hollandalıların damak zevkine sunan Macit kardeşler, kaybolmuş bir tadı ve zanaatı geri getirmeyi amaçladıklarını belirtiyorlar. 11 Şubat 2022
Refik Kutluer (TAC’74) Birkaç yıl önce Tarsus’ta küçük bir evde olağan dışı güvenlik önlemleriyle bir yıl kadar süren kazılardan sonra hâlen hiçbir açıklama yapılmaması olayın gizemini korurken, konu üzerine 2000 yılı aşan tarihî bir perspektiften adeta dedektiflik öyküsü kaleme alan Refik Kutluer’in AncIent OrIgIns dergisinde yayınlanan ve kısa sürede en çok okunanlar arasına giren makalesi Dan Brown romanlarını aratmıyor. 06 Şubat 2022
Nilgün Arıt (UAA’67) Uzun yıllar ilaç sektöründe üst düzey yöneticilik yaptıktan sonra Maya kültürüne gönül veren, bu kültürle ilgili kitaplar çevirip yazan, geçirdiği inisiyasyonların ardından “kırmızı kemer” ile Maya Şamanı olan Nilgün Arıt, günümüz insanının bu kadim bilgeliğe her zamankinden daha fazla ihtiyacı olduğuna inanıyor. 05 Şubat 2022
Mezun Kitaplığı Amerikan kolejlerinden farklı dönemlerde mezun olanlar, bilgi birikimlerini, tecrübelerini, hayal güçlerinde canlandırdıklarını yazarak paylaşmaya devam ediyorlar. geride bıraktığımız aylar içinde mezunlarımızın okurlarla buluşturduğu kitapları bir araya getirdik. 04 Şubat 2022
Mehmet Gür (TAO’66 / TAC’69) Bundan iki yıl önce (2019) çıkardığı otobiyografi kitabı “Yol”dan ilham alarak söz yazarlığına başlayan Mehmet Gür, içinde 12 şarkının bulunduğu bir albüm çıkardı: “The Path”. Albümün tanıtımının yapıldığı www.thepathalbum.com sitesinde bir yazı kaleme alan Gür, Yol kitabındaki kişilerden, olaylardan ve yerlerden etkilenerek söz yazarlığına başladığını belirterek, şunları söylüyor: “Şarkı yapmak, hiç şüphesiz müzik bilgisi ve şarkı sözü yazma becerisi gerektirir. 04 Şubat 2022
Lisya Konfino Tavaşi (UAA’99) Seza Ünal Özeren (ACI’01) Lisya Konfino Tavaşi ve Seza Ünal Özeren, eğitimlerini farklı illerde ve ülkelerde tamamlamış, kariyerlerini de farklı alanlarda yapmış iki kadın. Onları bir araya getiren temel unsur ise sanata olan tutkuları ve hayata aynı köklü değerlerin ışığında bakmaları. 03 Şubat 2022
Gamze Olgun (TAC’88) Akademide aldığı ressamlık eğitiminin çok farklı bir alanda da değerlendirilebileceğini düşünerek rengârenk pastalar ve kurabiyeler yapan Gamze Olgun, açtığı Youtube kanalıyla “pastacılık sanatının” inceliklerini takipçileriyle paylaşıyor. 01 Şubat 2022
Elvan Özkavruk Adanır (ACI’85) Kahvenin birçok coğrafyadan farklı olarak bu topraklarda kültürel bir unsur olduğu muhakkak. evlilik arifesinde neredeyse başrol üstlenecek kadar değer verilen, derin soHbetlere eşlik eden kahve, bu kez de ACI mezunu ve İzmir Ekonomi Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Tekstil ve Moda Tasarımı Bölüm Başkanı Elvan Özkavruk Adanır’ın çalışmalarıyla sanatsal bir obje olarak karşımıza çıkıyor. 31 Ocak 2022
Ali Kabaş (TAC’76) Özgürlük ve tutku. İki kuvvetli duygu. Sevgili Ali Kabaş bu duyguları sanatına yansıtıyor. Uçarak fotoğraflayan Kabaş, GAIN TV ile birlikte “Uçan Dedektif” serisini yarattı. “Kısa Sorular, Kısa Cevaplar” köşemizde kendisine bu çalışmasını ve yaptıklarının insanların doğayla ilgili bilinçlenmesindeki etkisini konuştuk. 30 Ocak 2022
Gülin Üstün (ACI’86) Kariyerine önce reklamcılıkla başlayan, ardından film yapımcılığına yönelen Gülin Üstün, İstanbul Kültür Sanat Vakfının çatısı altında düzenlenen Köprüde Buluşmalar etkinliğinin gerçekleşmesine sağladığı katkı nedeniyle Uçan Süpürge Uluslararası Kadın Filmleri Festivalinde Başarı Ödülü aldı. 29 Ocak 2022
Elif Yonat Toğay (UAA’87) Çocuklar için bilimi, doğayı, hayvanları ve dostluğu konu alan eserler üreten Elif Yonat Toğay, minik okurlarına bu kez de “En Havalı Kaka Benimki” ve “Dodi Dişdostu” adlı kitaplarla sesleniyor. 26 Ocak 2022
Zümrüt Bozkurt (UAA’99) Turizm sektöründe yurt içinde ve yurt dışında çalıştıktan sonra içinde var olan sanata yönelen Zümrüt Bozkurt, kardeşiyle birlikte oluşturduğu BozMural markasıyla, iç mekânların duvarlarını renklendiriyor. 25 Ocak 2022
Fırat Yücel (ACI’97) İFSAK’ın 2020 Yılı Sinema Ödülü, Altyazı sinema dergisine verildi... Derginin hayat bulup 20 yıldır bağımsız olarak yoluna devam etmesini sağlayanlar arasında 1997 mezunu iki ACI’lı, Fırat Yücel ve Enis Köstepen de var. Kazanılan ödül nedeniyle sorularımızı yönelttiğimiz Yücel, Altyazı’nın bunca yıl ayakta kalmasının en önemli sebebinin kolektif üretimle oluşturulması olduğunu belirtiyor. 24 Ocak 2022
Halim Ercan (ACI’99) Oyuncu Halim Ercan, pandemi nedeniyle kültür ve sanat camiasının yaşadığı sorunlara bir nebze olsun derman olabilmek amacıyla Sahneport’u hayata geçirdi. Türkiye’nin ilk dijital kültür sanat merkezi olan bu platform, tiyatrodan konsere, sinema filmlerinden sergilere kadar birçok etkinliği sanal ortama taşıyor. 23 Ocak 2022
UAA’64’lü olmak… Üsküdar Amerikan Lisesi’nden mezun olmalarının üzerinden yarım yüzyıldan fazla zaman geçmesine rağmen birbirlerinden kopmayan ’64 sınıfı, hem okul ruhunu yaşatıyor hem de toplumsal sorumluluk projeleri üretiyorlar. 06 Ocak 2022
Serhan Antalyalı (TAC’83) Dr. Serhan Antalyalı, Rotary Kulübü’nde önemli görevler üstlenmeyi sürdürüyor. 2020-2021 yıllarında Rotary 2430’un Bölge Federasyon Başkanlığı’nı yapacak olan Antalyalı, birçok mezunun gerek iş, gerekse sosyal hayatta başarılı olmasını TAC’de aldıkları eğitime bağlıyor. 05 Ocak 2022
McCain’in Hatırası Tarsus’ta Yaşayacak McCain’in Hatırası Tarsus’ta Yaşayacak 03 Ocak 2022
ACI’00 Sınıfından Arkadaşlarının Anısına Burs ACI’00 Sınıfından Arkadaşlarının Anısına Burs 02 Ocak 2022
Gelenekten Geleceğe Bağış programlarımız desteklerinizle büyüyor İzmir Amerikan Koleji öğrencimiz Deniz Bajin, yazdığı 4 ayrı makaleyle dünyanın en saygın üniversitelerinden olan Pomona College'a tam burslu erken kabul aldı. Öğrencimizi tebrik ediyor, başarılarının devamını diliyoruz. 01 Ocak 2022
SEV 50. Yıl Bursu SEV 50. Yıl Bursu 50 yıl için 50 hayata dokunmak 31 Aralık 2021
Diana Deniz Noonan (ACI’78) Diana Deniz Noonan (ACI’78) Çocukları yarınlara hazırlayan 78’liler 29 Aralık 2021
SEV’den Minnettarlık İfadesi Üsküdar Amerikan Lisesi, İzmir, Tarsus ve SEV Amerikan Kolejleri, SEV İlköğretim Kurumları ve Redhouse Kidz’in bağlı olduğu SEV, tüm dünyanın olağanüstü bir dönemden geçtiği koronavirüs pandemisinde kutlanacak 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nda, bir proje hayata geçirdi. Koronavirüs sürecinde gece gündüz demeden büyük bir özveriyle çalışmaya devam eden sağlık çalışanları ile çocuklarına teşekkür etmek ve moral vermek amacıyla 10 bin kitap armağan etti. 27 Aralık 2021
Gelenekten Geleceğe Destek Gelenekten Geleceğe Destek Bağış 26 Aralık 2021
Ayhan Sicimoğlu (TAC’70) Ayhan Sicimoğlu (TAC’70) Hastalarına duyurulur 23 Aralık 2021
MEZUN SINIFI BURSLARI Mezunlarımızın dönem arkadaşlarıyla bir araya gelerek oluşturdukları Mezun Sınıfı Bursları, 2019 yılında ciddi bir artış gösterdi. Dokuz yeni sınıf bursuyla mezunlar, Sağlık ve Eğitim Vakfı’nın 2019-20 eğitim ve öğretim yılında 47.4 milyon liraya ulaşan toplam burs tutarındaki ağırlıklarını hissettirmeye başladılar. 09 Aralık 2021
x
Sitemizde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi. Tamam